"MUHTEREM'LE GEZİYE"

Ağustos 10, 2007 - BOĞAZ TURU 2. BÖLÜM

Kategori: GEMi GEZiLERi

Boğaz turu yazımızın 1. bölümünü Ortaköy ile bitirmiştik.

2.bölümde de yine Boğaziçi'ne kıyısı olan semtleri ve isimlerinin nereden geldiğini yazmaya devam edeceğim.Kuruçeşme ile devam ediyoruz.

Kuruçeşme;

Tekireci Osman Efendi Camisinin yapımı sırasında su yolları bozulan çeşmeden ismini almıştır.

Havasının ve suyunun güzelliği ile meşhur olan semtte bir çok köşk ve saray vardır.

İskelenin karşısında 150 metre açıkta bulunan Serkis Bey (Galatasaray adası,yeni adıyla Su ada)adası bulunmaktadır.

Galatasaray adasının bir zamanlar kömür deposu olarak kullanıldığını biliyor muydunuz?

Aşağıda ki yazı Zaman gazetesinin arşivinden alınmıştır.

Kömür deposuydu, Boğaz’ın incisi oldu.

Birkaç kaya parçasından oluşan G.Saray Adası, Osmanlı döneminde ünlü ressam Ayvozoski’ye ev sahipliği yaptı. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra kömür deposu olarak kullanıldı. 1957’de Sarı–Kırmızılı kulübün başkanı 150 lira ödeyerek adayı satın aldı ve G.Saraylı üyelerin hizmetine sundu.

G.Saray Adası’nın günümüze gelinceye kadar geçen zamanda ilginç bir gelişim süreci var. Bogaziçi’nin Kuruçeşme semtinde kıyıdan 165 metre açıkta birkaç büyük kaya parçasından oluşan adacık, Osmanlı padişahı Abdülaziz tarafından 1872 yılında sarayın başmimarı Serkis Balyan Kalfa’ya yaptığı hizmetler sebebiyle hediye edildi. Serkis Kalfa, 4017 metre karelik bu kayaların üstüne 3 katlı bir köşk inşa ederek, burada yaşamaya başladı.

Dolmabahçe Sarayı’na tablo yapması için 1874 yılında Sultan Abdulaziz tarafından İstanbul’a çağrılan dünyaca ünlü ressam Ayvazoski, Serkis Kalfa’nın adadaki köşkünde kaldı.

Ünlü ressam, çalışmalarının tamamını o dönemde cennet köşesi denilen adada yaptı.

1899 yılında Serkis Kalfa’nın ölümünden sonra adanın bir kısmı varislerine bir kısmı da devlet hazinesine geçti. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Serkis Bey’in varisleri adayı ‘Şirketi Hayriye Vapur İşletmesine’ kiraya verdi. Vapur İşletmeleri de burayı uzun yıllar kömür deposu olarak kullandı. Serkis Kalfa döneminde “Cennet Köşesi” olarak bilinen ada varisleri zamanında adeta harabeye döndü.

Bakımsız bir halde olan ada, 1957 yılında G.Saray’a geçti. Sarı–Kırmızılı kulübün Başkanı Sadık Giz, adayı varisleri ve hazineye 150 lira ödeyerek satın aldı. Adayı kömür deposundan kurtaran G.Saray yönetimi, üyelerinin dinlenebileceği güzel bir tesis yaptı.

Ada son dönemde Su ada ismiyle yenilendi ve hizmet vermeye başladı.

Arnavutköy;

Vaktiyle buraya yerleştirilen Arnavutlardan bu ismi aldığı söylensede,zamanında ahalisinin çoğunluğu Rum ve Yahudilerden oluşmaktaymış.

Evliya Çelebi 1000 kadar hanenin olduğunu ve müslüman bulunmadığını kaydeder.

Semtte bulunan çeşme,Sultan Selim,Teşvikiye Camisi ise Sultan İkinci Mahmut tarafından inşa ettirilmiştir.

Bebek;

Akıntı burnunun kuzeyinde ki bu koy ismini,Fatih Sultan Mehmed'in buraya tayin ettiği ve lakabı Bebek olan bölük başından almıştır.

Sultan Birinci Selim zamanında hasbahçe olan Bebek,zamanla buraların ihmal edilmesiyle XVIII.asırda ayak takımının sığındığı yer olmuştur.

Bu asırdan sonra semtin imarı için harekete geçilmiş,bu maksatla Bebek Camii ve bir çok dükkan inşa edilmiştir.

Rumeli Hisarı;

İsmini Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethinden önce inşa ettirdiği hisardan alır.

Bebek ve Baltalimanı koylarının arasında ki yüksek bir mevkidir.

Evliya Çelebi burayı bağ ve bahçesiz,kayalık 1000 kadar evden ibaret bir mahalle olarak tasvir eder.

Ayrıca bakınız;Rumeli Hisarı 1. bölüm   -    Rumeli Hisarı 2. bölüm

Baltalimanı;

İstanbul'un fethi sırasında kaptan-ı dreya olan Baltaoğlu Süleyman Bey'in gemileri burada İnşa etmesinden dolayı bu ismi almıştır.

Halen kemik hastalıkları hastanesi olarak kullanılmakta olan Reşid Paşa yalısı da buradadır.

*Bu arada 14.20 gibi 2.durağımız olan Kanlıca iskelesine yanaştık.

Anadolu Kavağı dışında uğradığımız karşı kıyıda ki tek iskele Kanlıca İskelesi.

İskeleden biraz uzaklaşınca bir martı bize eşlik etmeye başladı.

Yolcuların attığı mısır ve simit gibi yiyecekleri yakalayabilmek için geminin hızında kanat çırptı.

Geminin sol tarafında oturan yolcuların martı yemeği yakaladıkça alkışlayıp,yakalayamadığı zamanda "aaaaa" nidaları eşliğinde üzülmeleri görülmeye değerdi.

 

Emirgan;

Sultan Dördüncü Murad'ın Revan seferi sırasında kendisine delalet eden Emir Gün'e burada bir kasır tahsis etmesi sebebiyle bu ismi almıştır.

Semt,Sultan Birinci Abdülhamit devrinde gelişmeye başlamıştır.

Zamanımızda Emirgan Korusu yaz aylarında İstanbul'luların piknik için en fazla gittikleri yerlerdendir.

Ayrıca bakınız ;Emirgan Korusu 1. bölüm - 2. bölüm - 3. bölüm

İstinye;

Doğal bir liman olarak çok eskilerden beri meşhur olan semt,XVI. asırdan itibaren inkişaf etmeye başlamıştır.Evliya Çelebi zamanında koy'un ağzında bir misafirhane bulunuyordu.

Kuruluşu Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın devrine rastlayan deniz yollarına ait İstinye tersanesi uzun yıllar burada hizmet vermiş.90'lı yıllarda tersanenin kapatılmasıyla koy eski güzelliğine tekrar kavuştu.

Üst resimde ki yalılar,soldan sağa;Karatodori yalısı-Beyazcıyan yalısı-Gazioğlu yalısı.

Üst resimde ki Yalı,Sait Halim Paşa Yalısı.

Sait Halim Paşa Yalısı ile ilgili yazı ve resimleri görmek için gezimanya blogunda ki arkadaşıma uğrayabilirsiniz.

*Saat 14.35 oldu ve biz Yeniköy iskelesine yanaştık.

Yeniköy;

Kanuni Sultan Süleyman devrinde kurulmaya başlanan bu köy,Evliya Çelebi Seyahatnamesinde 3000 haneli bir mahal olarak anlatılır.

Sultan İkinci Mahmut devrinde,Osmanlı mimarisinin zarif örnekleri olan yalılar ve köşkler inşa edilmiştir.Eskiden çileği çok meşhurmuş.

Tarabya;

Bu  koy'da İstinye gibi çağlar boyunca ticari bir merkez olmuştur.

Sultan İkinci Selim devrinde yalnızca balıkçı kulubeleri olan semtte,padişaha ait bir köşk inşa edilmesiyle gelişmiştir.

Üst resimde ki bina,Sarıyer Deniz Subay Orduevi(Büyükdere karakolu)

*Saat 14.50 Sarıyer iskelesine yanaşıp,yeni yolcuları aldık, inecekleri bıraktık.

Sarıyer;

Semt ismini burada medfun bulunan "Sarı Baban" namında ki bir zattan aldığı söylenirse de,bakır ihtiva eden ve sarı renkte görünen bir yardan aldığıda rivayet edilir.

Sarıyer güzel havası ve şifalı suları ile meşhurdur.

Mevcut Kestane suyu,Çırçır suyu,Fındık suyu,Hünkar suyu,Şifa suyu bu semttedir.

Ayrıca semtin mesire yerleri de çok meşhurdur.

*Sarıyer'in toprağının sarı olduğunu çok iyi biliyorum,çünkü annemin teyzesi-ablam-bazı akrabalarımız  Sarıyer-Yeniköy'de oturuyorlar ve çocukluğumuzda  oyun oynamaya çıktığımızda üzerimiz,beyaz çoraplarımız hep sarı topraklarla sararırdı.

Rumeli Kavağı'na doğru yol alıyoruz,üstte gördüğünüz yerler Kavağa doğru giderken yolun altına doğru yapılmış olan lokantaların olduğu yer.

Daha önce Rumeli Kavağı ve Boğaz konulu yazımın içinde yer alan videoyu resimde görünen lokantaların terasından, yani otopark olarak kullandıkları yerden çekmiştim.

Bakınız;Rumeli Kavağı ve Boğaz

Rumeli Kavağı şirin ve tipik bir balıkçı köyü,bu gezide denizden çok güzel resimler çektim.Sırf Rumeli Kavağı'nı konu alan bir yazı hazırlamayı düşünüyorum.

Rumeli Kavağı;

Sultan Dördüncü Murat devrinde,Rus ve Kazak'ların saldırılarını durdurmak üzere inşa edilen hisar ile önem kazanmıştır.

Evliya Çelebi kale içinde muhafızlara ait 60 evin bulunduğunu kaydeder.

Halen geniş bir kısmı Askeri bölge olan semtte güzel mesire yerleri vardır.

*Saat 15.05 Rumeli Kavağı iskelesine yanaşıyoruz.

Son durağımız olan Anadolu Kavağına varmadan önce uğradığımız Rumeli Kavağı ile 2. bölümümüzün sonuna geldik.

3. bölümde Anadolu Kavağı'na varış  ve karşı kıyıda ki semtleri tanıtacağım.

 

Görüşmek üzere......

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-12-08 18:10:13 - merhaba

Yazan eliminemegi
Arkadaşım harika birşey yapmışsın İstanbulu bu kadar güzel seyredemezdim her semti ayrı ayrı resimlemişsin benim gibi İstanbulu çok az hatta sadece boğaz köprüsünden geçmiş birine çok güzel tanıtmışsın ellerine emeğine sağlık
Belki bende birgün
İzmiri adım adım gezip resimlerim çok beğendim
Bağlantı

2007-10-15 22:54:37 - İstanbul

Yazan muhteremlegeziye
Güzel kardeşim Hüseyin,
Eleştiren yazını okudum,kızdım mı? Hayır.
Bu siteyi açıyorken daha çok İstanbul'u tanıtmak için açtım.
Hatta ilk yazımda da İstanbul ağırlıklı olacağını belirttim.
Bir tek memleketimi tanıtacak olsaydım sayfanın ismi" Muhteremle Kastamonu'ya" olurdu herhalde.
İstanbul'u herkes tanıyor demişsin ama ya gurbettekiler.
Onlar yıllarca yaşadıkları yerleri yıllar sonra görmenin heyecanını yaşıyorlar.
En son örnek olarak Rumeli Kavağı yazımda ki Mahmut bey'in yorumunu okumanı tavsiye ederim.Birde İstanbul'da yaşayıpta kendi semtinin dışına çıkamayanlar var.
Ben yöremi yılda 10 gün anca görebiliyorum,onda da biri beni gezdirip,değişik yerler gösterirse yeni resimler çekiyorum.Kaldığım 10 günün yarısından fazlası da akraba ziyaretleri ile geçiyor.
10 günlük bir gezi içinde çekilen resimlerle bu sayfa ayakta kalamaz.
Siteye girmek içimden gelmiyor demişsin,doğrudur.
Güncellenmeyen bir site kimsenin ilgisini çekmez.
Yazıları yazdığımız bu sayfanın yayınlanmasını sağlayan blogcu.com'da ki sorunlar ve arızalar o kadar büyüdü ki,artık yazı ekleyemez duruma geldim.
Onun için başka bir sunucuya geçtim.
Bu sene memleket tatilinden sonra ki niyetim,elimde ki yazıları bitirip,Ramazan'da da cami gezileri yayınlayıp,memleket resimlerine geçecektim ama bu yayın sorunları bütün planları alt üst etti.
Bütün yayın takvimim şaştı.Bu yaz tatilinden elimde az da olsa resim var,üstelik bütün resimlerle video bile hazırlayacağım ama yeni sayfama taşınma işleri,elimdeki yazıları bitirme işleri derken,yayınlamam biraz uzayabilir.
Artık bu siteyi sevmiyor olabilirsin,gocunmam ama İstanbul'u tanıttığım zaman,yaşadıkları yeri yıllar sonra görüpte heyecanla bana yorum yazanları da görmezden gelemem.

Bağlantı

2007-10-13 15:30:08 - istanbul,u herkes tanıyor

Yazan hüseyin topcu
selam: sayın muhterem hanımefendi önceden sitenize severek giriyordum ama artık giresim bile gelmiyor. sen tutmuşsun istanbulu tanıtıyorsun istanbulu bilmiyenmi var sen yöreni tanıtsana. hani çatalzeytin,in yeni resimleri hani köyleri. site daha iyi olmaktansa bozulmuş kusura bakma. böyle yazmak istemezdim yaptığım her yorumda övmüştüm sizi ama artık maalesef.biz önce kendimizi tanıtalım haksızsam haksızsın de . özür dilerim
Bağlantı

2007-09-13 23:48:13 - Nice güzelliklere...

Yazan kenaryazilari
Öncelikle Ramazanınızı ailecek kutluyor sağlık ve huzurla geçirmenizi diliyoruz...
Ne yazık ki sizin kadar bilgim olmadığı için sadece görüntüleri eklemekten başka bir şey yapamadım ama sizin yazdıklarınızla umarım birbirini tamamlayacak...
Ailecek Selam ve Sevgiler...
Bağlantı

2007-09-13 23:36:50 - :)

Yazan EnesBilal
Gezmiş kadar oldum ,sağolun .
kardeşim üniversitede okurken Bebekte oturdu .Bebek ,Arnavutköy sevdiğim semtlerden.Bebek parkından boğazı seyretmekte çok keyiflidir .Anadolu kavağı'nda balık yerken ,boğaz ,gemiler ve martıları seyretmekte en az yedikleriniz kadar keyif verir.
Hayırlı ramazanlar dilerim .
Bağlantı

2007-09-13 19:04:04 - boğaz gezisi

Yazan gezimanya
Arkadaşım pek bir kültürell olmuş bu defa geziniz, oturup emek çekip de yazıp bizlere sunmuşsun, eline ve makinene sağlık. Bak, Galatasaray adasını ben hep sonradan yapıldı sanırdım, demek kömür deposu olarak bile kullanılmış..
Tarabya isminin nereden geldiği konusunda da ben ek bir şey yazayım. Taa Bizans imparatorluğu döneminde Tarabya çok yeşil, havası çok temiz bir mekanmış, hastalar şifa bulmak için buraya gelirlermiş, latince therapia (terapi) yani Türkçe "tedavi" kelimesi zamanla Tarabya diye kullanılmaya başlamış..
Hayırlı ramazanlar..
Bağlantı

2007-09-10 22:28:48 - Boğaz Turu

Yazan gezgingiller
pek muhterem arkadaşım :)) çok güzel bir gezi olmuş. verdiğiniz bilgiler için ayrıca teşekkür ederim. bayadır gitmemiştim boğaz turuna. sizin geziniz sayesinde bende o vapurdaymışım gibi hissettim. beni gördünüz mü arkalarda oturuyordum :))
görüşmek üzere sevgiler........
Bağlantı

2007-09-10 19:11:51 - LEZZET SOFRASI

Yazan BARIS59
Tam bir gezi ziyafeti. Muhterem yaparsa böyle yapar.:))

Rumeli Hisarı,her zaman ki,görkemi ile,ben burdayım diyor. "Ben burdayım"

Bakımlı güzel yalılara bakmaya kıyamıyor insan.Ya haylaz martıya ne demeli!
Teşekkürler Muhterem. Emeğine sağlık...
Saygılar.
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gezi ve Doğa sitesi

Sansüre Hayır!

    <%Sansüre Hayır!%>

Son Yorumlar

MySpace Layouts

Kategoriler

Arkadaşlarım

gelincikler
melissa2
dersaadet
serinmavi
lalecik
nurdanhicyilmaz
ekol
pembeli
ozguluntarifleri
mutfakmelegi
susam
yildizcaa
peruze
deryadanlezzetler
aintabsofrasi
gazikemal
gonlumce
seyyahaile
zeytintanesi
kuzeydenizi
yemekoloji
Muhterem Erdoğan
mahmure
cedene
diyalogyemekleri
yesimmutfakta
minemutfakta
delaledilemin
hilalineglencesayfasi
esramutfakta61
genocide
mimarasci
eyvahmelikemutfakta